23 Ocak 2015 Cuma

Kir

Çocuktum ya daha, apışaramdan kan geldiydi. Korktuydum ben çok, pek çok. Kime ne desem bilemediydim. Annem anladıydı da bana: kirlenmişsin, kir bi ömür her ay gelip seni bulacak dediydi. Korkumun üstünü bir de utanç bürüdüydü.

Yasemin diye bi kız oturdu anfide yanıma. Benim gibi uzaklardan gelmemiş Yasemin. Buradaymış hep, İstanbulda. Burnunda delik, delikte parlayan bir noktası var. Saçını kesip atmış Yasemin, oğlan gibi. Hep kısa etekliği.

Bi ay başımda, Bu dünyanın kiri akan kandan dedi Yasemin. Çok utandım kirim belli oluyor diye. Bana kitaplar, dergiler verdi Yasemin. Dergide mor yumruklar. Apışaramıza göz dikenlerin akıttıkları kandanmış dünyanın kirliliği. Savaşlardan, sömürü düzenindenmiş bunca kan. Yasemin bunları dedi, benim utancum da, korkum da  gitti.

Çok kızıyorum ben apışaralarına göz diken, kan döken, sömürü düzenine. Dünyada çok kanlar dökülüyor. Bu kan dinmeli. Dün okula polis geldi. Yasemin'i aldı götürdü.

19 Ocak 2015 Pazartesi

Roberto Bolano - 2666

Daha önce Bolano'nun " Uzak Yıldız " kitabını okumuş,  çok etkilenmiştim. Faşist darbeyle dünyası allak bullak olan sanatçıların dünyasına konuk ediyor Uzak Yıldız. Aynı zamanda sanatın nasıl iş birlikçi hale gelebildiğini, iktidarı  meşrulaştırıp besleyebildiğini  de şiirsel bir dille anlatıyor.

Bugün de Yazarın 2666 adlı eserini bitirdim.  Okuduğum kitap, Pegasus yayınlarından Zeynep Heyzen Ateş çeviriyle yayınlanmış. Tuğla cinsinden, bin sayfa  bir kitap. Etkileyici bir hikaye anlatıcısı Bollano. Hiç boğmuyor okuyucuyu. Çeviri de oldukça iyi. Kitabın arkasındaki çevirmenin notundan anlaşıldığı üzere çok titizlikle ve hazırlanmış kitap. 
2666, yazarın 2003 de 50 yaşındayken ölümünden sonra yayınlanmış. Girişte yazarın varislerinden not var. Yazar kitabı yazarken ölümünün yakın olduğunun farkındaymış. Yazarın son rötuşlarını yaptığı bir metin değil 2666.

2666, Beş bölümden oluşuyor, aslında beş kitaptan da denilebilir. Her bölüm/kitap ayrı ayrı okunabilir. Ancak  kişiler, olaylar her bölüm/kitapta kesişiyor bu nedenle kitapları yayınlanan sıraya göre okumak ayrı bir tat veriyor.  Aynı duruma/zamana bambaşka bakış açılarından dahil oluyor okuyucu. Anlatım biçimi sürükleyici, merak uyandırıcı.  Dünyanın çirkin tarihinde, ters yüz olarak dolaşıyorsunuz kitap boyunca. Tarihteki soykırımlar, cinayetler tüm çıplaklığıyla yüzünüze vuruyor, bu nedenle okurken çok can yakıyor. 
Dehşetin tüm gerçekliğiyle aktarılması konusunda kafam çok karışık. Düşünüyorum da; örneğin vahşeti tüm çıplaklıyla ortaya koymak, şiddetin yeniden üretilmesine sebep mi oluyor? Bu romanı okurken de bu soruyla çok uğraştım. Neyse, yazar okuyucuya bir "ders" vermiyor. Kafanızda türlü cevapsız sorular kalıyor. 2666 oldukça etkileyici, sıra dışı bir roman. 

Neden 2666? 
Cevap : ?


Archimboldi’yle İlgili Bölüm'den alıntılama:
...‘Tarihi iyi kavrayamıyorum ve bilgilerimi tazelemem gerek.’'Ne için?’‘Boşluğu doldurmak için.’‘Boşluklar dolmaz,’ ...




6 Ocak 2015 Salı

Ah

Çocukların katline alıştırılmış zavallı insancıklarız.
Rüyalarımız alınmış,  yerine cinayetlerin suretleri sürülmüş.
Ölümden kaçabilenlerimizin çocuklukları öldürülmüş.
Ceset olmuş ruhlarımız,
bundan mıdır ağlayamayışımız?

Dün Berkin'in doğum günüydü, yitirdiğimizde hayatımıza doğan Berkin'imizin.
Bugün ise Ümit'in katledilişiyle kalktık yataklarımızdan.
Uyanış ne zaman?


http://t24.com.tr/haber/umit-boya-badanaya-yardim-icin-gelmisti-polis-rastgele-ates-acti-oldu,282883

Ümit Kurt'un ölümüne tanıklık eden arkadaşı "Kurt'un kendisine boya-badana işinde yardım etmek için Cudi Mahallesi’ne geldiğini" belirtti.
 "Bir anda elektriklerin kesildiğini ve mahalleye giren polislerin zırhlı araç üzerinden etrafa rastgele ateş açtıklarını, Ümit'in de bu sırada öldürüldüğünü" söyledi.